Hürmüz Boğazı'nda 16 Ekim akşamı 2 milyon varilden fazla ham petrol yüklü bir süper tanker hasar aldı. İRNA'nın aktardığına göre Devrim Muhafızları (Sepah) Deniz Kuvvetleri, "izinsiz güzergahtan geçmeye çalışan kurallara aykırı bir süper tankerin" bir deniz mayınına çarparak patlama ve yangına yol açtığını açıkladı. Hamshahri, Sepah'ın olayın görüntülerini yayınladığını bildirdi. Aynı saatlerde Hindistan Denizcilik Bakanı, boğazda 15 Hint denizci taşıyan bir tankerin "bir mermiyle" hedef alındığını iddia etti ve mürettebattan hiçbirinin yaralanmadığını söyledi.

İki açıklama da aynı bölgedeki aynı olaya işaret ediyor olabilir, ancak sebebi konusunda açıkça çelişiyor: Sepah mayın, Hindistan hükümeti mermi/pertabe isabeti diyor. Donya-ye Eghtesad'ın açık kaynak istihbaratına (OSINT) dayandırdığı haberine göre vurulan geminin Birleşik Arap Emirlikleri bağlantılı, "MT ST 3" adıyla anılan ve IMO 9220964 numarasıyla kayıtlı bir VLCC (çok büyük ham petrol taşıyıcısı) olduğu değerlendiriliyor. Gemi Marshall Adaları bayraklı, 302.977 ton taşıma kapasiteli ve 333 metre uzunluğunda; işletmecisi olarak SAFEEN Tankers ve SAFEEN Feeders şirketleri gösteriliyor. Habere göre geminin otomatik tanımlama sistemi (AIS) yaklaşık 18 gündür, son olarak 26 Ağustos'tan beri kapalıydı; bu durum olayın koşulları hakkındaki belirsizliği artırıyor.

Hangi kaynağın doğru olduğu teyit edilmedi. Sepah'ın "mayın" açıklaması, boğazdaki abluka ve mayın tehdidine ilişkin önceki günlerin anlatısıyla örtüşürken, Hindistan'ın "mermi" iddiası farklı bir saldırı türüne işaret ediyor. Resmî can ve yaralı kaybı bildirilmedi.

Farsça basında nasıl verildi

İRNA ve Hamshahri, Sepah'ın resmî açıklamasını esas alarak olayı "kurallara aykırı tankere mayın isabeti" çerçevesinde verdi; her iki kaynak da geminin 2 milyon varilden fazla ham petrol taşıdığını ve Sepah'ın görüntü yayınladığını vurguladı. ISNA ise haberi Hindistan hükümetinin açıklamasına odaklayarak "mermi isabeti" iddiasını ve 15 Hint mürettebatın güvende olduğunu öne çıkardı. Donya-ye Eghtesad, devlet ajanslarından farklı olarak OSINT kaynaklarına dayanan bağımsız bir teknik analiz sundu ve geminin AIS sinyalinin haftalarca kapalı olduğuna dikkat çekti.

Bağlam

Hürmüz Boğazı, dünya deniz yoluyla taşınan ham petrolünün önemli bir bölümünün geçtiği dar bir su yolu. Son haftalarda boğazda art arda tanker olayları yaşandı: 15 Ekim'de 2.500 konteynerlik bir gemi mayına çarparak battığı bildirildi, bir hafta önce de üçüncü bir süper tankerin mayına çarptığı ve Sepah'ın bunu "kural ihlali" olarak nitelendirdiği aktarılmıştı (Hürmüz'de üçüncü süpertanker mayına çarptı). Aynı hafta Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un krizle ilgili Körfez'e gittiği de duyurulmuştu (Macron, Hürmüz krizi için Körfez'e gidiyor). Bir gün sonra bu kez saldırıların toplam sayısı tartışma konusu oldu: TASS 13 günde 22 gemiye saldırıldığını yazarken, İngiliz UKMTO aynı dönem için 12 saldırı kaydetti (Hürmüz'de saldırı sayımı karışıyor: TASS "13 günde 22 gemi" dedi, İngiliz merkezi 12 saydı).

ABD CENTCOM komutanlığı, boğazdaki deniz ablukasının "aşılamaz" olduğunu ve mayın temizleme faaliyetlerinin sürdüğünü iddia ediyor; buna karşın tarafların birbirine zıt açıklamaları, boğazdaki her olayın kimin sorumlu olduğu konusunda bağımsız doğrulamayı giderek zorlaştırıyor. Geminin AIS sinyalinin haftalarca kapalı kalması da kayıt dışı güzergah ve yük bilgisi şüphesini güçlendiriyor; bu tür "karanlık filo" uygulamaları, yaptırım altındaki petrolün takibini zorlaştırmasıyla biliniyor. Uluslararası deniz sigortası ve navlun maliyetleri de bu belirsizlikten etkileniyor; sigortacılar bölgede "yüksek riskli savaş bölgesi" ek primleri uygulamaya devam ediyor. Tehdit listesi daha sonra genişledi: Tahran'a yakın bir gazete, İran'ın "hedef bankasına" Hürmüz'deki denizaltı internet kablolarını da eklediğini bildirdi (ilgili haber).

Bu haber bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.