Lübnan merkezli El Ahbar gazetesinin aktardığına göre İran, ABD ve İsrail'in olası yeni bir saldırısına karşı "hedef bankasını" güncelliyor ve yanıtının kapsamını enerji tesisleri ve askeri üslerle sınırlı tutmayacağını, iletişim ve dijital altyapıyı da kapsayacağını bildiriyor. Gazeteye göre Tahran "herkes için güvenlik ya da hiç kimse için güvenlik yok" ilkesine dayanıyor ve yeni bir saldırı durumunda karşılığın genişleyeceği mesajını veriyor.

El Ahbar'ın haberine göre olası saldırıya nasıl yanıt verileceğine dair talimatlar bütün askeri ve güvenlik birimlerine iletildi; komutanlara suikast düzenlenmesi veya komuta zincirinin kesilmesi ihtimaline karşı sahadaki birimlerin bağımsız hareket edebilmesi özellikle vurgulandı. Gazetenin yazdığına göre Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi sularındaki yapay zekâ veri merkezleri ile fiber optik kablolar da olası hedefler arasında; Yüksek Milli Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızaî ve bazı Devrim Muhafızları komutanları son günlerde bu altyapının hedef olabileceği uyarısını yaptı. Ayrıca Devrim Muhafızları Siyasi İşler Yardımcısı Yedullah Cevani, 21 Ekim Çarşamba günü İran altyapısına bir saldırı olması halinde Hürmüz'deki yedi ana internet kablosunun da hedef olabileceğini söylemişti; aynı gün iki üst düzey İran güvenlik yetkilisi Reuters'e, ABD ve İsrail saldırıları yeniden başlarsa Basra Körfezi'ndeki denizaltı iletişim kablolarının vurulmasına yönelik planların bulunduğunu ve onarımlarının da engellenebileceğini aktardı.

Donya-e Eqtesad'ın TeleGeography verilerine dayanan ayrı bir incelemesine göre, ne Reuters'in haberinde ne de İranlı yetkililerin açıklamalarında hangi yedi kablonun kastedildiği netleşmiş değil; boğazdan geçtiği bilinen üç aktif sistem FALCON, Asya-Afrika-Avrupa 1 (AAE-1) ve Gulf Bridge International olarak sayılıyor, ancak bu listenin iddia edilen yedi hedefle aynı olduğu söylenemez. Katar ve Bahreyn uluslararası internet bağlantısının %95'inden fazlasını bu güzergâhtan sağlıyor; kablolara geniş çaplı bir zarar bu ülkelerde internet kesintisini %70-90 aralığına çıkarabilir. Suudi Arabistan'ın bağımlılığı daha az çünkü ülke alternatif olarak Kızıldeniz güzergâhını da kullanıyor.

Muhsin Rızaî'ye yakın stratejik analist Mustafa Necefi, El Ahbar'a yaptığı değerlendirmede internet kablolarının resmi tehditlere girmesinin savaşın iletişim altyapısı ve dijital ekonomiye yayıldığının göstergesi olduğunu söyledi; bu yaklaşımın ABD için savaşın maliyetini artırmayı, karşı tarafın hesaplarını zorlaştırmayı ve Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemini güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti. Necefi, Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Asım Münir'in ziyareti sırasında Tahran'a iletilen mesajı "tehdit ve savaş mesajı" olarak tanımlayarak önümüzdeki günlerde "üçüncü savaşın" yaşanma olasılığını "çok yüksek" bulduğunu söyledi.

Farsça basında nasıl verildi

Kaynak (yönelim)Başlık / çerçeve
El Ahbar (Lübnan, Hizbullah'a yakın; Donya-e Eqtesad aktarımı)Haberi İran'ın savunma stratejisi olarak çerçeveledi; "herkes için güvenlik ya da hiç kimse için güvenlik yok" ilkesini başlığa taşıdı.
Donya-e Eqtesad (ekonomi gazetesi, teknokrat)Aynı iddiayı doğrulanmamış bir tehdit olarak ele aldı; hangi kabloların hedef olduğunun belirsizliğini ve bölgesel internet bağımlılığı verilerini ön plana çıkardı.

Reuters'in haberinde adı geçmeyen yedi kablonun kimliği konusunda kaynaklar arasında "teyit edilmedi" notu düşülmelidir; ne İranlı yetkililer ne El Ahbar ne de Reuters somut bir liste yayımladı.

Bağlam

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği dar bir deniz yolu olmanın yanı sıra, Basra Körfezi ülkelerini Asya ve Avrupa'ya bağlayan denizaltı fiber optik kabloların da güzergâhı. Bu kablolara yönelik tehdit, savaşın cephesini fiziksel enerji altyapısından dijital ve mali işlemlere kaydırma potansiyeli taşıyor; bölge ülkelerinin bulut bilişim ve yapay zekâ veri merkezlerine yaptığı yatırımlar, kabloların sığ sularda ve sınırlı bir güzergâhta yoğunlaşmasıyla birlikte bu altyapıyı askeri gerginliklere karşı kırılgan hale getiriyor. Tahran'ın "hedef bankası" söylemi, boğazdaki tanker saldırıları ve mayın iddialarının sürdüğü bir dönemde geldi (ilgili haber); Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Asım Münir'in Tahran ziyareti ise bölgedeki diplomatik trafiğin de yoğunlaştığına işaret ediyor. İddiaların doğruluğu bağımsız olarak teyit edilemediğinden, bu haber Tahran'a yakın bir gazetenin aktardığı tehdit söylemi olarak okunmalıdır.