Nedir?
Hürmüz Boğazı (Farsça okunuşu Tange-ye Hormoz), Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne ve oradan Hint Okyanusu'na bağlayan dar su yoludur. Tange Farsçada "boğaz, dar geçit" anlamına gelir. Adını boğazdaki Hürmüz Adası'ndan alır. Kuzey kıyısında İran, güney kıyısında Umman'a ait Musandam Yarımadası bulunur.
Nasıl işler?
Boğaz, Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve İran'ın deniz yoluyla yaptığı enerji ihracatının ana çıkış kapısıdır. Uluslararası Enerji Ajansı'na (IEA) göre 2025'te boğazdan günde ortalama 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü taşındı. Bu, dünya deniz yoluyla petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'ine karşılık geliyor. IEA'ya göre boğazdan geçen sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) dünya LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturuyor. Katar'ın LNG ihracatının yüzde 93'ü bu yolu kullanıyor.
Alternatif güzergâhlar sınırlıdır. IEA, Suudi Arabistan ve BAE'nin boğazı devre dışı bırakan boru hatlarında kullanılabilecek kapasiteyi günde 3,5 ile 5,5 milyon varil arasında tahmin ediyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi'ne (EIA) göre boğazdan geçen ham petrolün büyük bölümü Asya'ya gidiyor. Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore başlıca alıcılar arasında.
Neden önemli?
Boğazdaki her gerginlik petrol ve gaz fiyatlarına hızla yansır. İran, boğazı kapatma ya da geçişi denetleme seçeneğini uzun süredir bir caydırıcılık aracı olarak dile getiriyor. 1980'lerdeki İran-Irak Savaşı sırasında "Tanker Savaşı" olarak anılan dönemde her iki taraf da ticari gemilere saldırmıştı.
2026'daki ABD-İran savaşı döneminde boğaz yeniden gündemin merkezine oturdu. Farsçadan'ın izlediği haberlerde ABD'nin deniz ablukası, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin "izinsiz rota" kullanan gemilere yönelik uyarıları, tanker ve konteyner gemisi olayları ile İran ve Umman arasındaki güvenli geçiş düzenlemeleri öne çıkıyor.
Tartışmalar
Boğazdaki geçiş hakkının hukuki çerçevesi tartışmalıdır. Wikipedia'daki maddeye göre İran BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni (UNCLOS) imzaladı ama onaylamadı. ABD de sözleşmeyi onaylamamış olmasına rağmen, çoğu ülke gibi sözleşmedeki "transit geçiş" hakkının boğaz için geçerli olduğunu savunuyor. İran ise boğazdan geçişin kendi güvenlik kurallarına tabi olduğunu öne sürüyor. Olayların nedenine ilişkin anlatılar da çoğu zaman çelişiyor: aynı olayı Sepah "mayın", ABD veya üçüncü ülkeler "saldırı" olarak açıklayabiliyor.











