Umman Dışişleri Bakanı Bedir bin Hamed el-Busaidi, ABD yönetiminin İran'ı bir güvenlik tehdidi olarak sunarak bölgede barışa ulaşılmasının önüne engel çıkardığını söyledi. İran'daki Hamshahri gazetesinin Tesnim'den aktardığına göre Busaidi, Körfez'de güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi için diplomatik çabaların sürdürüleceğini vurguladı.
Hamshahri'nin haberine göre Busaidi açıklamasında ABD yönetimini "bölgedeki güvensizlik ve istikrarsızlığın sorumlusu" olarak tanımladı ve Körfez İşbirliği Konseyi'nin altı üyesiyle İran ve Irak arasında bir saldırmazlık paktının imzalanması çağrısında bulundu. İran'ın yarı resmî ISNA ajansı da aynı gün Busaidi'nin "Körfez bölgesinde güvenlik ve istikrarın sağlanması için diplomatik çabalarımızı sürdürüyoruz" dediğini bildirdi. İran devlet ajansı IRNA'nın derlediği ayrı bir açıklamada Busaidi, dış güçlerin İran'ı bölgesel güvenlik düzenlemelerinin dışında tutma ve Tahran'ı bölgesel tehdit olarak sunma politikasını eleştirerek, İran'ın katılımı olmadan hiçbir güvenlik yapısının mümkün olmadığını söyledi.
Umman, İran ile ABD arasındaki nükleer ve güvenlik görüşmelerinde arabulucu rolü oynuyor; Hamshahri'nin bir önceki haberinde Busaidi'nin "müzakerelerin önemli bir ilerleme kaydettiğini ve anlaşmanın her iki taraf için de ulaşılabilir olduğunu" söylediği aktarılmıştı. Donya-ye Eghtesad gazetesi de aynı gün Busaidi'nin "Körfez güvenliği İran'ın katılımı olmadan mümkün değildir" sözünü manşetine taşıdı ve bunu, Umman'ın bölge ülkeleri arasında Tahran'la doğrudan diyalog kurmaktan kaçınmayan nadir Körfez hükümetlerinden biri olmasıyla ilişkilendirdi.
Bağlam
Umman Dışişleri Bakanı Busaidi, Temmuz 2026'da Le Monde'da yayımlanan bir yazıda Körfez'deki "çevreleme" (containment) politikasından daha kapsayıcı bir bölgesel güvenlik sistemine geçilmesi çağrısında bulunmuş, gelecekteki herhangi bir güvenlik yapısının İran ve Irak dahil sekiz Körfez kıyı ülkesinin tamamını kapsaması gerektiğini savunmuştu; o yazıda İran savaşını "hiçbir BM yetkisine dayanmayan ve hedeflerine ulaşamayan bir felaket" olarak tanımlamıştı. Yazıda ayrıca Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü güvenceye alacak kalıcı bir çerçevenin kurulmasının öncelikli hedeflerden biri olduğunu belirtmişti. Busaidi, Ekim ayı ortasında da Tahran'ı ziyaret ederek Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda İran'la görüşmeler sürdürmüştü; bu ziyaret, İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün açıklamasına göre iki ülke arasındaki boğaz güvenliği müzakerelerinin bir devamı niteliğindeydi. Bu müzakereler, Ekim başında duyurulan İran-Umman güvenli geçiş anlaşmasına dayanıyordu.
Umman'ın bu çizgisi, Katar'ın arabuluculuk çabalarıyla birlikte, bölgedeki küçük Körfez devletlerinin İran-ABD geriliminde doğrudan taraf olmaktan kaçınıp arabuluculuk rolünü sürdürme stratejisinin bir parçası olarak okunuyor. Umman, coğrafi konumu nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın Basra Körfezi dışına açılan ağzında yer alıyor ve boğazdaki herhangi bir çatışmanın kendi kıyılarını da doğrudan etkileyeceği bir ülke; bu durum, Muskat'ın diğer Körfez İşbirliği Konseyi üyelerinden farklı olarak Tahran'la sürekli diyalog kanalı açık tutma politikasının bir nedeni olarak gösteriliyor. Umman, 1970'lerden beri İran ile düzenli diplomatik ilişkiler sürdürüyor ve bölgedeki krizlerde çoğunlukla taraf tutmaktan kaçınan bir dış politika izliyor; bu tutum, ülkeyi Tahran-Washington hattında bugüne kadarki en istikrarlı arabuluculardan biri haline getirdi.


