Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, cuma günü İstanbul'da yedi ülkenin dışişleri bakanını ağırladı. İran International'ın aktardığına göre toplantının gündeminde İran-ABD savaşı, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının güvenliği, Yemen'deki gelişmeler ve Filistin meselesi vardı; buluşma Reuters'ın da doğruladığı üzere bu formatta ilk kez düzenlendi.
Habere göre Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ilk kez böyle bir güvenlik toplantısında İngiltere, Fransa ve Almanya ile bir araya geldi. Dört bölge ülkesi "R4" adıyla tanınıyor; Mart ayından beri Babülmendep'teki Husi tehdidine karşı düzenli istişare yürütüyorlar. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ayrıca Mekke Savunma Paktı'nın üç imzacısı olarak Riyad'ı savunmak için askeri güçlerini kullanmayı taahhüt etmiş durumda; Mısır da Mekke Paktı'na taraf olmasa da Riyad'a askeri destek seçeneğini değerlendiriyor ve Mısır Parlamentosu'nun 26 Ekim'de bu konuyu oylaması bekleniyor.
İran International'ın analizine göre toplantının önemi yalnızca katılımcı sayısında değil; bölge ülkelerinin Husi saldırılarına karşı savunma iş birliğini güçlendirmesi, ABD'nin Suudi Arabistan'ın güvenliğine verdiği doğrudan desteği azaltarak Washington'a İran savaşına daha fazla kaynak ayırma imkânı tanıyabilir. Habere göre bu, ABD-İsrail'in doğrudan askeri baskısıyla, bölge ülkeleri ve Avrupa'nın Tahran'ın bölgesel kollarını sınırlama çabası arasında paralel iki yol doğurabilir; ancak bölge ülkeleri İsrail ile ortak bir cepheye girmekten kaçınıyor ve Washington'la siyasi-güvenlik ilişkileri sürse de İsrail'in stratejisine resmen ortak olmuyor.
Habere göre Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır diplomatik çözümü öne çıkarmayı sürdürüyor ve bazıları Tahran'la görüşmeyi kesmiş değil. Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi'nin Katar aracılığıyla Hürmüz'de gemi trafiğinin normalleşmesi için yedi günlük bir öneri ilettiği ve bunun uygulanmasını Tahran'ın şartlarına bağladığı belirtiliyor; Araqchi, Suudi Arabistan ile Ensarullah arasında arabuluculuk için de hazır olduklarını söylemiş, ancak Yemen cephesindeki bağımsız dinamikler bu süreci karmaşıklaştırıyor.
Bağlam
R4 grubu, Husilerin Babülmendep'teki gemi trafiğine yönelik tehditlerinin ardından oluştu ve Mekke Paktı ile kurumsal bir savunma boyutu kazandı (ilgili haber); pakt hâlâ Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde onay sürecinde. İngiltere, Fransa ve Almanya'nın bu platforma katılması, Hürmüz'deki seyrüsefer güvenliği ve enerji arzına dair kaygılarından kaynaklanıyor ve bölgede NATO'nun rolünü dolaylı biçimde güçlendiriyor. Türkiye için toplantıya ev sahipliği, bölgesel diplomasideki konumunu güçlendirme fırsatı sunuyor; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu rolü öncelikli hedeflerinden biri olarak öne çıkardığı belirtiliyor. Analiz, bölge ülkelerinin savunma iş birliğinin Tahran'ın Hürmüz'deki elindeki kozu doğrudan etkilemese de, Husi tehdidinin azalmasıyla pazarlık gücünü bir ölçüde sınırlayabileceğini; ancak bunun İran'la savaşın askeri olarak sona ermesi anlamına gelmediğini vurguluyor.


