Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan'la Ağustos ayında imzaladığı "Mekke Paktı", onay için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunuldu. Reuters'ın üç parlamento kaynağına dayandırdığı ve İran International'ın aktardığına göre, aynı günlerde Ankara, Katar, Pakistan ve Endonezya ile Doha'da ayrı bir savunma sanayii iş birliği anlaşması daha imzaladı.

Reuters'a göre Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Kırgızistan ziyaretinden dönüşünde anlaşmayı Dışişleri Komisyonu'na havale edecek; bir kaynak, komisyonun görüşmelere cuma gününden itibaren başlayabileceğini söyledi. 7 Ağustos'ta Mekke'de Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif tarafından imzalanan paktın ikinci maddesi, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tümüne yönelik saldırı sayılacağını ve diğer tarafların "tüm gerekli araçlarla" karşılıklı yardıma koşacağını belirtiyor. Bu madde, NATO'nun 5. maddesine benzer şekilde BM Şartı'nın 51. maddesine, yani devletlerin bireysel ve kolektif meşru savunma hakkına atıfta bulunuyor. Erdoğan'ın İletişim Başkanı Burhanettin Doran, adımı üç ülke arasındaki "stratejik iş birliğinin kurumsallaşmasında önemli bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, paktın "saldırı amaçlı bir anlaşma" olmadığını, Türkiye'nin başka bir ülke topraklarında saldırı düzenlemek için asker göndermeyeceğini söyledi. İsmi açıklanmayan bir Türk yetkili Reuters'a, Ankara'nın katılımının şimdilik askeri teçhizat, istihbarat paylaşımı ve silah sistemleriyle sınırlı kalmasının beklendiğini, herhangi bir konuşlanmanın henüz gerçekleşmediğini belirtti. Türkiye Anayasası'na göre yurt dışına asker gönderilmesi, uluslararası bir anlaşma olsa da Meclis'ten ayrıca izin almayı gerektiriyor.

Reuters'ın aktardığına göre, pakta taraf üç ülkenin genelkurmay heyetleri bu ay başında Riyad'da acil bir toplantı yaptı ve Suudi Arabistan'da "hızlı konuşlandırma" için gereken asker ve kabiliyetlerin altyapısını hazırlama konusunda anlaştı; ortak bildiride asker sayısı, teçhizat türü veya bir takvim belirtilmedi. Süreç yeni değil: Fidan, 8 Ekim'de anlaşmanın Meclis'e sunulması için "gerekli çalışmaların" tamamlandığını söylemiş, Erdoğan da 12 Ekim'de paktın yakında onaya gönderileceğini duyurmuştu. Bu açıklamalar, paktın şimdi resmen komisyon sürecine girdiğini bildiren son Reuters haberiyle örtüşüyor.

Türkiye Savunma Bakanlığı'nın açıklamasına göre Katar, Pakistan, Endonezya ve Türkiye, Doha'da "Bedir Mutabakat Muhtırası"nı imzaladı; bu belge Mekke Paktı'ndaki karşılıklı savunma taahhüdünden farklı olarak savunma sanayiinde ortak üretim, eğitim ile araştırma-geliştirme iş birliğini kapsıyor. Türkiye Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, anlaşmanın dört ülkenin "tamamlayıcı yeteneklerini somut projelere" dönüştürmeye yardımcı olacağını söyledi. Bu ikinci anlaşmanın ayrıntıları şimdilik bağımsız İngilizce kaynaklarla doğrulanamadı; bilgi yalnızca Türkiye Savunma Bakanlığı'nın açıklamasına ve İran International'ın aktarımına dayanıyor.

Bağlam

Mekke Paktı, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının sürdüğü bir dönemde imzalandı ve Riyad'ın güvenliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye'de pakt imzalandığından bu yana siyasi tartışma konusu oldu: muhalefet partileri, anlaşmanın Türk Silahlı Kuvvetleri'ni Yemen'deki çatışmaya çekebileceği uyarısında bulunmuştu (ilgili haber). Fidan'ın "saldırı amaçlı değil" açıklaması, bu eleştirilere yanıt niteliği taşıyor. Paktın Meclis'e resmen sunulması, Ankara'nın Körfez ülkeleriyle savunma ilişkilerini kurumsallaştırma sürecinde kritik bir eşiğe işaret ediyor; onay süreci tamamlanmadan taahhüt hukuken bağlayıcı hale gelmiyor. Mekke Paktı'nın temelini oluşturduğu R4 bölgesel savunma iş birliği, bir gün sonra Türkiye'nin İstanbul'da ev sahipliği yaptığı yedi ülke dışişleri bakanları toplantısında da ele alındı (ilgili haber).