Tahran Eğitim Bakanlığı İl Müdürü Mecid Parsa, ISNA'ya verdiği ve Kayhan'ın aktardığı demeçte, başkentte faaliyet gösteren "ev okulu" adlı bazı özel eğitim merkezlerinin faaliyetini yasa dışı okulculuk olarak nitelendirdiğini, bu mekânların okul unvanını taşımaya hakkı olmadığını söyledi. Parsa, tespit edilen merkezlerin "mekân dairesi" dahil ilgili makamlara bildirileceğini, bazı durumlarda bu mekânların zaten mühürlendiğini açıkladı.
Parsa, okul adını yasa dışı faaliyetler için kullananlarla mücadele edileceğini vurgulayarak ailelerden bu merkezlerin faaliyetini güçlendirmemelerini istedi. Yetkiliye göre bazı kişiler ailelere çocuklarına eğitim vereceğini söylerken öğrenciyi aslında başka bir okula kaydettiriyor ya da ders kitaplarını farklı bir yerden temin ediyor; bu durumun gerekli hesap verebilirliği sağlamadığını belirtti. Parsa, ailelerin bu tür mekânlara yönelmemesi, resmî eğitimin yalnızca okul adı altındaki resmî mekânlarda yürütüldüğünü bilmesi gerektiğini söyledi ve resmî çerçeve dışındaki eğitim faaliyetlerinin bakanlıkça onaylanmadığını, tespit edilen merkezlerin ilgili makamlar eliyle takip edileceğini yineledi.
İran International'ın aynı tarihte yayımladığı haberde de Parsa'nın bu merkezlerin bazı durumlarda öğrencileri resmî olarak başka bir okula kaydedip ders kitaplarını ayrı temin ettirdiği, bunun hesap verebilirlik sorunu yarattığı yönündeki açıklamaları aynen yer aldı. İki kaynak da aynı demeci aktarsa da, devlete yakın Kayhan haberi yorumsuz ve doğrudan bir uyarı olarak sunarken, yurt dışı merkezli İran International bu açıklamayı ailelerin resmî okul sistemine olan güveninin sınandığı daha geniş bir çerçevede okurlarına duyurdu.
Bağlam
Ev eğitimi (homeschooling) olgusu, İran'da resmî müfredat dışında alternatif öğretim arayan ailelerin son yıllarda büyüttüğü bir alan; ancak İran mevzuatında örgün eğitim dışında resmî olarak tanınan bir "ev okulu" statüsü bulunmuyor. Bu nedenle bu tür merkezler büyük şehirlerde genellikle kayıt dışı özel ders ya da alternatif pedagoji anlayışıyla faaliyet gösteriyor; yetkililerin itirazı ise öğrencilerin resmî kayıt ve müfredat denetiminin dışında kalmasına yönelik.
Bu tür merkezlere yönelen aileler arasında, zorunlu müfredat veya okul ortamından memnun olmayanların yanı sıra, disiplin cezası alan ya da farklı pedagojik yaklaşım arayan öğrenci velileri de bulunuyor; ancak resmî makamlar bu eğilimi büyük ölçüde denetim dışı bir alan olarak görüyor. Parsa'nın "okul unvanını bu mekânlar için tanımıyoruz" ifadesi, hükümetin eğitimi yalnızca kendi onayladığı kurumlar üzerinden meşru saydığı resmî tutumu yansıtıyor; bu tutum, öğrencinin hangi müfredatla ve hangi öğretmenle eğitim aldığının devlet tarafından izlenebilir olması gerektiği varsayımına dayanıyor.
Tahran Eğitim Bakanlığı'nın bu açıklaması, resmî okul sistemine kayıt ve müfredat denetiminin sıkılaştığı daha geniş bir eğilimin parçası olarak okunabilir. Ailelerin bu merkezlere yönelmesinin arkasındaki nedenler arasında büyük şehirlerdeki kalabalık sınıflar, bazı okullarda disiplin uygulamaları ve bireysel öğretim arayışı sayılıyor; ancak yetkililer bu tercihin denetimsiz bir eğitim boşluğuna yol açabileceği kaygısını taşıyor. Parsa'nın açıklaması, bu merkezlerin faaliyetinin bireysel şikâyet ya da ihbar üzerine değil, bakanlığın kendi taramasıyla da tespit edilebildiğini gösteriyor; bu da konunun önümüzdeki aylarda büyük şehirlerde daha fazla denetim ve kapatma vakasıyla gündemde kalabileceğine işaret ediyor.


