Lübnan Merkez Bankası, İran Saderat Bankası'nın ülkedeki faaliyet ruhsatını iptal etti. Hamşehri'nin Bloomberg'e dayandırdığı haberine göre karar, bölgedeki bazı ülkelerin İran'ın mali sistemine yönelik benzer kısıtlamalarıyla aynı çizgide alındı.
Hamşehri'nin haberine göre Lübnan Merkez Bankası Başkanı Kerim Said, bu adımın bölgedeki diğer ülkelerin İran'ın mali sistemine yönelik kısıtlamalarını artırma kararlarının bir devamı olduğunu söyledi. İran International'ın aktardığına göre Said'in sözünü ettiği ülkeler arasında Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye de bulunuyor. Ettelaat'ın haberine göre bu, Lübnan hükümetinin ABD ile aynı çizgide İran'a karşı tavır takınmasının ilk örneği değil.
Ettelaat, haberinde ABD'nin İran'a yönelik askeri saldırıda başarısız olmasının ardından ekonomik baskı kampanyasını yoğunlaştırdığını ve İran'ın başlıca ticaret ortaklarından bazılarının -Çin ve Rusya gibi- bu yaptırımlara açıkça katılmadığını yazdı. Habere göre Lübnan hükümeti, İran'ın ateşkes mutabakatı metnine Lübnan dosyasını dahil etmiş olmasına karşın, ABD arabuluculuğuyla İsrail'le müzakerelere oturmuş; ancak bu müzakereler sonuçsuz kalmış ve hükümet İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri saldırılarını önleyememiş.
Farsça basında nasıl verildi
| Kaynak (yönelim) | Başlık / çerçeve |
|---|---|
| Hamşehri (Tahran Belediyesi, ilkeci) | Kararı bölgesel kısıtlama dalgasının bir parçası olarak, nötr bir dille aktardı |
| Ettelaat (ılımlı-gelenekçi) | Kararı "Lübnan'ın ABD ile birlikte Tahran'a karşı tutum alması" çerçevesiyle eleştirel bir dille sundu |
| İran International (muhalif, yurt dışı) | Said'in açıklamasını BAE ve Türkiye'yi de kapsayan bölgesel liste bağlamında aktardı |
Bağlam
Bank Saderat İran, 1950'lerden beri faaliyet gösteren ve ülkenin en büyük devlet bankalarından biri olan bir kurum; yurt dışındaki şubeleri önceki yıllarda da ABD ve AB yaptırımlarının hedefi olmuştu. Lübnan'daki ruhsat iptali, ABD Hazinesi'nin aynı gün duyurduğu yeni yaptırım dalgasıyla aynı haftaya denk geliyor ve İran'ın bölgesel mali erişiminin giderek daralmasının bir göstergesi olarak okunabilir. Aynı gün açıklanan bir başka haberde kıdemli bir İran diplomatı, Lübnan dosyasının kalıcı bir barış anlaşmasının ayrılmaz parçası olması gerektiğini vurgulamıştı (İran üst düzey diplomatı: NPT'den çıkmayı ciddi bir seçenek olarak değerlendiriyoruz). Lübnan, İran'ın bölgedeki en yakın müttefiklerinden Hizbullah'ın karargâhı olmasına karşın, savaş sonrası ekonomik kriz nedeniyle büyük ölçüde ABD destekli mali yardımlara bağımlı durumda; bu bağımlılık, Beyrut'un döviz ve bankacılık alanında Washington'ın taleplerine daha açık davranmasına yol açtığı şeklinde yorumlanıyor.
Lübnan, 2019'dan beri süren ağır bir mali krizle boğuşuyor; ulusal para birimi büyük değer kaybetmiş, bankacılık sektörü mevduat çekme kısıtlamalarıyla sarsılmış durumda. Bu kriz, ülkenin bankacılık sektörünü uluslararası düzenleyici kurumların ve büyük güçlerin taleplerine karşı daha kırılgan hale getirdi; Lübnan hükümetinin IMF ve Körfez ülkelerinden beklediği mali destek de genellikle şeffaflık ve mali sistemin uluslararası standartlara uyumu şartına bağlanıyor. Lübnan hükümetinin İran'a karşı attığı bu adımın ne kadarının kendi iradesiyle, ne kadarının dış baskı sonucu alındığı haberlerde ayrıntılandırılmadı; bu nedenle kararın arkasındaki asıl saik teyit edilmedi.


