Rosatom CEO'su Aleksey Lihaçov, İran'ın güneyindeki Buşehr Nükleer Santrali'nde çalışan Rus personel sayısının 700'e çıkarılacağını açıkladı. Donya-ye Eghtesad'ın IRNA üzerinden aktardığına göre haber ajansı RIA Novosti, Lihaçov'un gazetecilere yaptığı açıklamada şu anda santralin yeni ünitelerinin inşaat alanında 142, bakım biriminde ise 50 Rus personelin görev yaptığını söylediğini bildirdi.
Lihaçov'un sözlerine göre Rusya, Buşehr'deki personel sayısını artırmayı hedefliyor; ancak bunun bölgedeki gerilimin seyrine sıkı sıkıya bağlı olduğunu da ekledi: "Gerilim tırmanırsa, en azından bu artış sürecini yavaşlatacağız; ama şu an hedefimize doğru ilerliyoruz." IRNA'nın hatırlattığına göre Lihaçov geçen yıl Rusya televizyonuna, Buşehr'in ilk ünitesinin yanına her biri 1.000 megavat kapasiteli iki yeni ünite inşa etme planlarının sürdüğünü söylemişti. Rosatom ayrıca Hürmüzgan eyaletindeki Siriki bölgesinde dört üçüncü nesil nükleer reaktör inşası için İran Hürmüz Şirketi ile 25 milyar dolarlık bir uygulama sözleşmesi imzalamıştı; Tahran ve Moskova, küçük modüler reaktörlerin yapımı konusunda da bir mutabakat zaptına imza atmıştı.
Açıklama, bazı haber kanallarında dolaşan ve Rusya büyükelçiliği personeli ile Buşehr'deki Rus uzmanların tahliye edilmeye başladığı yönündeki iddiaların ardından geldi. Rusya'nın Tahran Büyükelçiliği bu iddiaları "temelsiz" diye nitelendirerek yalanladı; büyükelçilik ve santral personelinin tahliye edilmediğini, çalışmaların normal şekilde sürdüğünü bildirdi. Büyükelçilik açıklamasında bu iddiaları yayan kanalların "kaynağının iyi bilindiği" ileri sürüldü. Tahliye iddialarının ilk kaynağı bu haberde bağımsız olarak doğrulanamadı; bu nedenle hem tahliye iddiaları hem de bunun tam tersini söyleyen resmî yalanlama, karşılıklı iddia düzeyinde kalıyor ve teyit edilmedi.
Bağlam
Buşehr, İran'ın tek işletimdeki nükleer santrali ve Rusya'nın bölgedeki en büyük sivil nükleer yatırımı. Santralin ilk ünitesi 2013'te devreye alınmıştı ve o tarihten bu yana işletme, bakım ve yakıt tedariki konularında Rosatom'a bağımlılık sürüyor. Tesisteki Rus personel sayısı, uzun süredir Tahran-Moskova nükleer iş birliğinin somut bir göstergesi olarak takip ediliyor; sayının artırılması ya da azaltılması, Washington ile Tahran arasındaki gerginliğin boyutunu ölçmek için bir gösterge olarak okunuyor. Bölgedeki olası bir ABD-İran çatışmasının nükleer tesisleri de hedef alabileceğine dair tartışmalar sürerken, Trump yönetiminin nükleer silah kullanımını reddedip "mader bombaları"nı masada tuttuğu açıklaması da bu tartışmanın bir parçası; Lihaçov'un "gerilim tırmanırsa personel artışını yavaşlatırız" sözü, Moskova'nın bu ihtimali hesaba kattığını gösteriyor.
Rosatom'un İran'daki genişleme planları, Batılı hükümetlerin İran'ın nükleer programına yönelik yaptırımlarının sürdüğü bir dönemde ilerliyor. Şirketin Buşehr'e ek olarak Hürmüzgan'daki Siriki sahasında dört yeni reaktör inşa etme taahhüdü, toplamda 25 milyar dolarlık bir yatırımı kapsıyor ve bu, Rusya'nın bölgedeki sivil nükleer varlığını önemli ölçüde büyütecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Moskova açısından Buşehr'deki personel sayısı aynı zamanda sahadaki Rus vatandaşlarının güvenliğiyle de ilgili; büyükelçiliğin tahliye iddialarını bu denli hızlı ve sert bir dille yalanlaması, konunun diplomatik hassasiyetine işaret ediyor. Lihaçov'un açıklamaları, Rusya'nın savaş riskine rağmen Buşehr projesini şimdilik sürdürme niyetinde olduğunu gösteriyor; ancak bu niyetin gerilim tırmanırsa ne ölçüde değişeceği açık değil.


