Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, pazar akşamı Kanal 7'ye verdiği demeçte Rusya ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gazoil konusunda bir anlaşmaya varıldığını ve görüşmeler sırasında Türkiye'nin de bu hacimden bir pay almasının kararlaştırıldığını söyledi. Haberi ISNA'dan aktaran Donya-ye Eqtesad'a göre Bayraktar, "Rusya-ABD gazoil anlaşması Türkiye için enerji güvenliği açısından önemli; Ankara bazı enerji ihtiyaçları için Rusya'ya, ayrıca İran, Azerbaycan ve diğer ülkelere bağımlı" dedi ve Türkiye'nin ABD ve diğer ortaklarla yaptığı anlaşmalar üzerinden tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeye çalıştığını ekledi.
Aynı habere göre Bayraktar, Rusya'nın son aylarda gazoil ihracatına kısıtlama getirdiğini, ancak şimdi Trump'la varılan anlaşma sayesinde bu hacmin bir bölümünün Türkiye'ye taşınacağını söyledi. Bakan ayrıca Türkiye'nin Karadeniz'deki ikinci yüzer gaz üretim platformunu 2028'in ilk çeyreğinde devreye alacağını ve bunun ülkenin Karadeniz'deki günlük gaz üretimini 45 milyon metreküpe çıkaracağını belirtti. Habere göre Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak da perşembe günü Rusya gazoilinin küresel piyasalarda yüksek talep gördüğünü, ABD dışında başka alıcıların da ilgilendiğini söylemişti.
Bayraktar'ın aktardığı Türkiye payı iddiası, kendisinin televizyon açıklamasından başka bağımsız bir kaynakla doğrulanamadı; bu nedenle hacim veya zamanlama gibi ayrıntılar teyit edilmedi olarak değerlendirilmelidir.
Bağlam
Bayraktar'ın sözünü ettiği Rusya-ABD anlaşmasının kendisi İngilizce kaynaklarla doğrulanabiliyor: Ukrainska Pravda ve Interfax'ın haberlerine göre Trump, 9 Ekim'de Putin'le yaptığı telefon görüşmesinin ardından Rusya'nın önce 300 bin ton, kasımda 500 bin ton, ardından 1 milyon ton olmak üzere toplam yaklaşık 5 milyon ton gazoili küresel piyasaya satacağını açıklamış; ABD Hazinesi'nin OFAC birimi de Rusya menşeli gazoil işlemlerine izin veren 135 numaralı genel lisansı yayımlamıştı. Kremlin ise petrol ve petrol ürünleri tedarikine hazır olduğunu doğrulamış, ancak hacim ve tarihleri teyit etmemişti. Bu anlaşma, Trump'ın Eylül ayında Beyaz Saray'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Rus petrolü almayı tamamen kesmesini istediği, Bayraktar'ın da buna karşılık "kışın eşiğinde vatandaşları yakıtsız bırakamayacaklarını" söylediği ve petrol alımının devlet değil özel şirketlerin ticari kararı olduğunu vurguladığı görüşmenin bir ay sonrasına denk geliyor. Censor.NET'in haberine göre Türkiye, ABD baskısına karşın Rus petrolü ve gazı almayı sürdürüyor; Rusya geçen yıl Türkiye'nin petrol ithalatının yüzde 66'sını, doğal gaz ithalatının yüzde 41'ini karşılamıştı. Aynı Beyaz Saray görüşmesinde Bayraktar ile ABD Dışişleri Bakanı Rubio, taraflar arasında bir doğal gaz anlaşması ve nükleer alanda bir mutabakat zaptı imzalamış; bu anlaşmanın kışdan itibaren devreye gireceği belirtilmişti. Ankara böylece Rusya'yla enerji bağlarını sürdürürken ABD'yle de yeni tedarik hatları açmaya çalışıyor; bugünkü gazoil payı iddiası da bu çok yönlü denge arayışının bir parçası olarak okunabilir. ABD'nin Türkiye üzerindeki baskısı yalnızca enerji alanıyla sınırlı değil: Hazine Bakanı Bessent, ekim başında Türkiye ve Pakistan'la İran'a kara yolu kapatma konusunda görüştüklerini açıklamıştı (ABD'den Türkiye ve Pakistan'a çağrı: İran'a kara yollarını kapatın). Gazoil/dizel tedarikindeki gerilim de yeni değil; ekim başında G7 ülkeleri, Hürmüz krizinin tetiklediği fiyat artışını frenlemek için Avrupa dizel stoklarını piyasaya sürme kararı almıştı (G7 100 milyon varil yakıt stokunu piyasaya sürüyor: Tahran basını "Trump'ın çaresizliği" diye okudu).
Bu haber bilgilendirme amaçlıdır; yatırım tavsiyesi değildir.


