Tahran'daki Evin Cezaevi'nde tutulan 14 siyasi mahkûm, ortak bir bildiriyle İran hükümetinin olası halk protestolarını öngörerek baskıyı artırdığı ve en küçük fikir beyanının bile ağır cezalarla karşılandığı uyarısında bulundu. İran International'ın aktardığına göre mahkûmlar, bu yaklaşımın bir örneği olarak siyasi mahkûm E.M.'nin dosyasını gösterdi.
İran International'ın haberine göre bildiride imzası bulunan mahkûmlar, hükümetin artan ekonomik sıkıntı ve savaş sonrası toplumsal hoşnutsuzluk nedeniyle yeni protesto dalgalarından çekindiğini, bu nedenle caydırıcılık amacıyla cezaları ağırlaştırdığını öne sürdü. Habere göre mahkûmlar, E.M.'nin davasını, küçük çaplı muhalif ifadelerin bile ağır güvenlik suçlamalarına dönüştürülmesinin bir örneği olarak sundu. E.M. hakkındaki suçlamalar kesinleşmiş bir yargı kararına dayanmıyor; masumiyet karinesi geçerlidir.
Bildiride, mahkûmların isimleri İran International'ın haberinde tek tek sıralanmadı; haberde yalnızca bildirinin Evin Cezaevi'nde tutulan 14 kişi tarafından imzalandığı belirtildi. Mahkûmların hangi koğuştan veya siyasi akımdan geldiği de habere yansımadı; bu ayrıntı teyit edilmedi.
Fox News'in Eylül 2026'da aktardığına göre insan hakları izleme kuruluşu Abdorrahman Boroumand Merkezi, 2026 başından bu yana İran'da 60 binden fazla kişinin gözaltına alındığını ve en az 950 idamın gerçekleştirildiğini belgeledi; bu idamların en az 30'unun protestoculara ait olduğu kaydedildi. Aynı habere göre BM Genel Sekreteri António Guterres'in İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı bir görüşmenin resmî özetinde, protestoculara yönelik muamele, idamlar veya işkence iddialarına yer verilmemişti; BM Sözcüsü Stéphane Dujarric ise Guterres'in bu konuları başka görüşmelerde doğrudan dile getirdiğini savunmuştu.
Bağlam
Evin Cezaevi, İran'ın en bilinen tutukevlerinden biri ve çok sayıda siyasi mahkûmu barındırıyor. İnsan hakları izleme kuruluşları HRANA ve Hengaw'ın önceki raporlarına göre E.M., muhalif bir siyasi bildiriye imza atmasının ardından gözaltına alınmış ve devlet televizyonunda yayınlanan bir görüntüde, görünüşte baskı altında, casusluk suçlamalarını ima eden ifadeler vermişti; bu kuruluşlar söz konusu görüntünün zorla alınmış bir itiraf olduğunu iddia ediyor. HRANA ayrıca Ağustos 2026'da Evin'in bir koğuşunda görevlilerin başka siyasi mahkûmları dövüp bilinmeyen bir yere naklettiğini bildirmişti. Bugünkü bildiri, Af Örgütü'nün İran'da protestoculara yönelik idam dalgasının sürdüğünü bildirdiği haberin yayınlandığı günlerin hemen ardından geldi ve İran'daki siyasi gözaltıların kapsamına dair güncel bir örnek sunuyor. HRANA ve Hengaw gibi kuruluşlar İran hükümetine eleştirel bir bakış açısıyla çalışıyor; bu nedenle aktardıkları bilgiler bağımsız resmî doğrulama olmaksızın değerlendirilmelidir.
İran hükümeti, Evin'deki mahkûmların iddialarına veya bugünkü bildiriye ilişkin bu haberin yazıldığı sırada kamuoyuna açık bir yanıt vermedi. Yedi ay süren savaşın ardından ülke içinde ekonomik sıkıntının derinleşmesi ve toplumsal hoşnutsuzluğun artması, gözlemcilerin yeni bir protesto dalgası olasılığını tartışmasına yol açıyor; mahkûmların bildirisi de bu tartışmanın parçası olarak okunabilir.


