İngiltere Dışişleri Bakanlığı öncülüğünde ABD, Fransa, Almanya ve Kanada dahil 29 ülkenin dışişleri bakanı pazartesi günü ortak bir bildiri yayınlayarak İran'a yönelik güvenlik suçlamalarını yineledi. Ettelaat'ın İRNA'ya dayandırdığı habere göre bildiri, Londra'nın 27 Eylül'de Fairford hava üssünde yaşanan olaya ilişkin değerlendirmesini destekliyor ve İran'ın bu olaya karıştığı iddiasını tekrarlıyor.
"İran Hakkında Ortak Bildiri" başlığıyla yayınlanan metinde imzacı ülkeler, iddiayı kanıtlayacak yeni bir belge sunmadan Londra'nın güvenlik değerlendirmesine destek verdiklerini açıkladı. Bildiride, İran'ın imzacı ülkelerin topraklarında kişileri tehdit etme veya onlara zarar verme girişimlerinin kabul edilemez olduğu belirtilerek, bu tür eylemlerin failini tespit, araştırma ve kovuşturma konusunda ülkelerin iş birliği yapacağı vurgulandı. Khabaronline'ın aktardığına göre NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de aynı gün sosyal medyada yayınladığı mesajda bildiriyi desteklediğini belirtti ve Fairford olayının, Devrim Muhafızları'nın sınır ötesinde düşmanca eylemler yürütme kapasitesinin bir göstergesi olduğunu iddia etti.
İngiltere Başbakanı Andy Burnham daha önce Avam Kamarası'ndaki konuşmasında, kamuoyuna kanıt sunmadan, olayın büyük olasılıkla İran'da koordine edildiği ve Devrim Muhafızları'nın (Sepah) yönlendirmesiyle gerçekleştiği iddiasını tekrarlamıştı. Ettelaat'ın haberine göre Burnham ayrıca İran'a yönelik ek yaptırımlar için hazırlık yapıldığını duyurdu; İngiltere Dışişleri Bakanlığı da saatler önce iki İranlının adını yaptırım listesine ekledi. Ettelaat, yaptırım duyurusunda bu kişilerle Fairford dosyası arasında doğrudan bir bağ kurulmadığını yazdı; ancak GOV.UK'deki resmî açıklamaya göre hedef alınan kişiler R.B. (Devrim Muhafızları'nın karşı-istihbarat operasyonlarından sorumlu olduğu belirtiliyor) ve Ş.A.T.J. (Zindeşti suç ağının kolaylaştırıcısı olarak tanımlanıyor); Londra bu yaptırımları "düşmanca faaliyet" gerekçesiyle açıkladı ve İran büyükelçisini bakanlığa çağırdı. Masumiyet karinesi geçerlidir.
Ettelaat'ın haberine göre Fairford yakınında şüpheli üç minibüs nedeniyle gözaltına alınan yedi kişi kefaletle serbest bırakıldı ve terörle mücadele polisinin soruşturması sürüyor; araçlarda herhangi bir el yapımı patlayıcı bulunmadığı da daha önce açıklanmıştı. İran, olayla ilgili her türlü bağlantıyı kesin dille reddetti; Tahran'daki sefareti, iddiaları "temelsiz ve art niyetli" olarak nitelendirip bunun İngiltere'de İran karşıtı propagandayı körüklediğini savundu. İran Dışişleri Bakanlığı da iddialara tepki olarak İngiltere'nin Tahran büyükelçisini çağırmıştı.
Farsça basında nasıl verildi
| Kaynak (yönelim) | Başlık / çerçeve |
|---|---|
| Ettelaat (ılımlı-gelenekçi) | Bildiriyi kanıtsızlıkla eleştirdi, yaptırım ve soruşturma sürecinin ayrıntılarını aktardı |
| Khabaronline (Mehr'e dayanarak) | NATO Genel Sekreteri'nin desteğini ve "kanıt sunulmadı" vurgusunu öne çıkardı |
| Donya-ye Eghtesad | Rutte'nin açıklamasını kısa haber formatında, doğrudan alıntılarla verdi |
| İran International (muhalif, yurt dışı) | Burnham'ın "büyük olasılıkla koordine edildi" ifadesini ve yaptırımları birlikte aktardı |
Bağlam
RAF Fairford, ABD'nin Avrupa'daki ağır bombardıman uçakları için tek ileri karakolu; üs, yedi ay süren ABD-İran savaşında kritik bir rol oynamıştı. B-1 uçaklarının üsten çekilmesi haberinde aktarıldığı gibi, 27 Eylül'deki şüpheli olaydan günler sonra on iki stratejik bombardıman uçağı İngiltere'yi terk etmişti; o dönemde beş şüpheli serbest bırakılmış, iddia henüz kanıtlanmamıştı. Bugünkü 29 ülke bildirisi ve yeni yaptırımlar, Londra'nın suçlamasını uluslararası düzeyde resmîleştirme girişimi olarak okunabilir; ancak Canada.ca'daki resmî metne göre de bildiride İran'ın doğrudan sorumluluğunu kanıtlayan yeni bir delil paylaşılmadı — imzacılar yalnızca İngiltere'nin güvenlik değerlendirmesine destek verdiklerini belirtti. Bu nedenle Londra'nın iddiası ile Tahran'ın reddi arasındaki uçurum teyit edilmedi biçiminde sürüyor. Dikkat çekici bir ayrıntı: imzacı 29 ülke arasında Türkiye yer almıyor.


