Iran International'ın insan hakları örgütlerinin verilerine dayandırdığı haberine göre İran, Dey ayı protestolarının başladığı 17 Dey 1404'ten (Ocak 2026) bu yana en az 70 siyasi mahkumu idam etti; bu kişilerin yaklaşık yarısı doğrudan protestolarla bağlantılı davalardan hüküm giymişti. Habere göre 194 kişi daha, 113'ü Dey ayı protestoları tutukluları arasında olmak üzere, şu anda idam kararı altında bulunuyor.

Habere göre bu dönemde infaz edilen 70 kişiden 35'i Dey ayı protestolarıyla ilgili dosyalarda, 9'u "12 günlük" ve "40 günlük" savaşlarla bağlantılı dosyalarda, 26'sı ise diğer siyasi ve ideolojik dosyalarda idam edildi. İran İnsan Hakları Örgütü'nün 11 Mehr'e (3 Ekim) kadar kaydettiği 32 protesto bağlantılı infaza, 13 Mehr'de (5 Ekim) İsfahan'da idam edilen Alirıza Reisi ve Alirıza Sepahi ile Şahrud'da idam edilen Arvin Heyrhah'ın eklenmesiyle bu sayı 35'e yükseldi.

Iran International'ın aktardığına göre diğer siyasi dosyalarda idam edilen 26 kişiden 13'ü muhalefet parti ve hareketleriyle "işbirliği veya üyelik" suçlamasıyla idam edildi: dokuzu Halkın Mücahitleri Örgütü'yle, ikisi İran Kürdistan Demokrat Partisi'yle, dördü de Ceyşü'l-Adl ve Ensarü'l-Furkan gruplarıyla bağlantı suçlamasıyla. Yedi kişi casusluk suçlamasıyla idam edilenler arasında; bunlardan dördü İsrail için casusluk, biri eş zamanlı olarak ABD ile işbirliği suçlamasıyla yargılanmıştı, ikisi ise adı açıklanmayan bir Arap ülkesi için casusluk suçlamasıyla idam edildi. Kalan dört kişi arasında "Kadın, Hayat, Özgürlük" hareketinin iki protestocusu ve DEAŞ üyeliğiyle suçlanan iki kişi bulunuyor; bu son ikisinin dosyası 1396 (2017-2018) yılındaki Kuh-i Bemu çatışmasına dayanıyor ve infaz yaklaşık dokuz yıllık tutukluluğun ardından uygulandı.

Habere göre şu anda idam kararı altında bulunan 194 kişiden 113'ü Dey ayı protestolarıyla, 10'u son iki savaşla, 71'i de diğer dosyalarla bağlantılı; bu kişilerin hukuki durumu farklılık gösteriyor ve ilk derece kararları, onanmış hükümler ile yeniden görülme veya itiraz aşamasındaki dosyaları kapsıyor.

Bağlam

Ocak 2026'da (Dey 1404) başlayan protesto dalgası, ekonomik sıkıntılar ve siyasi taleplerle tetiklenmiş, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle karşılaşmıştı. İran'da idam cezası; casusluk, uyuşturucu, cinayet ve "Allah'a karşı savaşma" gibi suçlamalar için sıklıkla uygulanıyor. İnsan hakları örgütleri, protestolarla bağlantılı infazların muhalefeti caydırma amacı taşıdığını öne sürerken, İran makamları idam kararlarının bağımsız yargı süreçleri sonucunda verildiğini belirtiyor.

Bu rakamlar, Iran International'ın insan hakları kuruluşlarından derlediği verilere dayanıyor ve resmî İran kaynaklarından bağımsız bir doğrulama bulunmuyor; kaynağın kendisi de bu sayıların yalnızca doğrulanabilen vakaları kapsadığını ve gerçek toplamın daha yüksek olabileceğini belirtiyor.

Aynı hafta içinde İran International'ın aktardığı bir başka habere göre, idam karşıtı aktivistler "Salı Günleri İdama Hayır" adlı bir kampanya başlattı ve idamın "bir bastırma aracı" olduğunu belirterek buna karşı birleşme çağrısı yaptı. İdam edilen bazı protestocuların defin yerlerinin aileleri tarafından seçilmesine de makamların izin vermediği, bazı mezarların ise yetkililerce ailelerin yaşadığı şehirler dışında belirlendiği bildirildi; bu durum insan hakları örgütlerince ayrı bir eleştiri konusu olarak gündeme getiriliyor.