Nedir?

Tetik mekanizması, 2015 nükleer anlaşmasını (JCPOA, Farsça kısaltmasıyla Barjam) onaylayan BM Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararındaki bir hükümdür. Bu hüküm, anlaşmayla kaldırılan BM yaptırımlarının İran'a yeniden uygulanmasını sağlar. İngilizcede snapback ("geri çarpma") diye anılır. Farsçadaki adı mekânizm-e mâşe'dir. Mâşe "tetik" anlamına gelir.

Nasıl işler?

Mekanizmanın özelliği, olağan veto mantığını tersine çevirmesidir. Anlaşmanın taraflarından biri Güvenlik Konseyi'ne İran'ın yükümlülüklerini ciddi biçimde ihlal ettiğini bildirir. Bu bildirimle 30 günlük bir süre başlar. Bu sürede Konsey, yaptırımların kaldırılmış hâlde kalmasını öngören bir karar kabul etmezse eski BM yaptırımları kendiliğinden geri döner. Yeni bir yaptırım kararı gerekmez. Yaptırım muafiyetinin sürmesi için karar gerektiğinden, daimi üyelerden birinin vetosu yaptırımların dönüşünü durduramaz, tersine onu garanti eder.

Arms Control Association'a göre bu yetki, anlaşmanın kabul tarihinden on yıl sonra, 18 Ekim 2025'te sona erecekti.

Neden önemli?

Fransa, Almanya ve İngiltere (E3) mekanizmayı 28 Ağustos 2025'te işletti. Mayer Brown'ın derlemesine göre BM yaptırımları 27 Eylül 2025'te ABD Doğu saatiyle 20.00'de yeniden yürürlüğe girdi. Avrupa Birliği de bunu izleyerek 29-30 Eylül 2025'te kendi yaptırımlarını yeniden uygulamaya koydu. Geri dönen önlemler arasında silah ambargosu, hassas nükleer ve füze faaliyetlerine yönelik yasaklar, belirli kişi ve kurumlara mal varlığı dondurma ve seyahat yasakları bulunuyor.

Tetik mekanizması, İran ekonomisi ve diplomasisi için bir dönüm noktası olarak görülüyor. Riyalin değer kaybı, İran'la ticaret yapan şirketlere yönelik kısıtlamalar ve nükleer müzakereler bu tarihten sonra yeni bir hukuki zemin üzerinde tartışılıyor. Farsça basında mekanizmanın yıl dönümü ve sonuçları düzenli olarak gündeme geliyor.

Tartışmalar

Mekanizmanın hukuki geçerliliği tartışmalıdır. Wikipedia'daki maddeye göre Rusya ve Çin, yaptırımların geri dönüşünü hukuken geçersiz sayarak reddetti. İran da E3'ün, ABD'nin 2018'de anlaşmadan çekilmesinin ardından kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle mekanizmayı işletme hakkı bulunmadığını savunuyor. E3 ise İran'ın sivil bir gerekçesi olmayan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoku biriktirdiğini öne sürüyor. Bu ayrışma, BM üyelerinin yaptırımları uygulama biçimini de etkiliyor.