Nedir?

JCPOA (İngilizce Joint Comprehensive Plan of Action, Türkçesiyle Kapsamlı Ortak Eylem Planı), kamuoyunda "İran nükleer anlaşması" ya da "2015 nükleer anlaşması" olarak bilinir. Farsça adı Barjam'dır. Bu ad, Barnâme-ye Câme'-e Eqdâm-e Moşterek ("Kapsamlı Ortak Eylem Programı") ifadesinin baş harflerinden oluşur.

Arms Control Association'a göre anlaşma 14 Temmuz 2015'te İran ile P5+1 olarak anılan ülkeler (Çin, Fransa, Almanya, Rusya, İngiltere ve ABD) arasında sonuçlandırıldı. BM Güvenlik Konseyi anlaşmayı 20 Temmuz 2015'te 2231 sayılı kararla onayladı. Avrupa Birliği de müzakerelerde koordinatör olarak yer aldı.

Nasıl işler?

Anlaşmanın temel mantığı "yaptırımlara karşılık sınırlama"dır. İran, nükleer programına süreli kısıtlamalar kabul etti. Bunun karşılığında BM, AB ve ABD'nin nükleer programla bağlantılı yaptırımları kaldırıldı. Arms Control Association'ın özetine göre başlıca sınırlar şunlardı:

  • Uranyum zenginleştirmesi 15 yıl boyunca yüzde 3,67 ile sınırlandı ve yalnızca Natanz tesisinde yapılabilecekti.
  • Zenginleştirilmiş uranyum stoku 15 yıl boyunca 300 kilogramın altında tutulacaktı.
  • Çalışan santrifüj sayısı 5.060 adet IR-1 ile sınırlandı. Fazla santrifüjler Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) gözetiminde depolanacaktı.

UAEA, anlaşmanın uygulanmasını kapsamlı denetimlerle doğruladı. Anlaşmanın yürürlüğe girdiği "Uygulama Günü" 16 Ocak 2016'ydı.

Neden önemli?

ABD, 8 Mayıs 2018'de Başkan Trump döneminde anlaşmadan çekildi ve yaptırımlarını yeniden uyguladı. İran 2019'dan itibaren yükümlülüklerini adım adım azalttı. Anlaşmadaki sınırların çok üzerinde, yüzde 60 saflığa kadar uranyum zenginleştirdiği uluslararası raporlara yansıdı. Avrupalı taraflar 2025'te anlaşmaya bağlı tetik mekanizmasını işletti ve BM yaptırımları Eylül 2025'te geri döndü. Anlaşmanın resmî "Sona Erme Günü" 18 Ekim 2025 olarak belirlenmişti.

Barjam bugün de İran iç siyasetinde bir ayrım çizgisi. Anlaşmayı müzakere eden ekip ve onu savunan reformcu ve ılımlı kesimler ile anlaşmaya baştan şüpheyle bakan ilkeci kesim arasındaki tartışma, yeni müzakere girişimlerinin nasıl karşılandığını da etkiliyor.

Tartışmalar

Taraflar anlaşmanın neden çöktüğü konusunda farklı anlatılara sahip. ABD'nin çekilme kararını savunanlar anlaşmanın füze programını ve bölgesel faaliyetleri kapsamadığını, bazı sınırların belirli bir süre sonra kalkacağını öne sürmüştü. İran ise ABD'nin çekilmesini ve Avrupa'nın ekonomik taahhütlerini yerine getirmemesini temel ihlal olarak görüyor.