Emekli Türk amiral Cihat Yaycı, Türkiye'deki GZT isimli mecraya verdiği röportajda İsrail'e ait olduğu öne sürülen bir "güvenlik haritası"nı değerlendirdi ve bunu "geniş çaplı bir İsrail propaganda operasyonu" olarak tanımladı. ISNA'dan aktaran Ettelaat'ın haberine göre Yaycı, bu haritanın Suriye'yi İsrail'in "arka bahçesine" çevirmeyi ve Şam'daki merkezi hükümetin nüfuzunu tahkim etmesini engellemeyi hedefleyen "oyun içinde oyun" olduğunu savundu; İsrail'in bu hamlelerle Orta Doğu'daki Sünni ve Şii topluluklar arasında geniş çaplı bir mezhep çatışmasını körüklemeyi amaçladığını iddia etti.
Yaycı, söz konusu haritada ülkelerin iç yapılarının bölündüğünü, Gazze ve Batı Şeria'nın yanı sıra Irak ve Suriye devletlerinin de birbirine düşman ayrı kamplar olarak gösterildiğini söyledi. Röportajın en dikkat çeken bölümü, Ankara ile Tel Aviv arasında doğrudan bir askeri çatışma senaryosuydu: Yaycı'ya göre İsrail, Türkiye'ye karşı tam kapsamlı bir kara savaşı başlatacak kapasiteye sahip değil; olası bir hava harekâtı düzenleyebilir, ancak bu durumda "30 milyon asker güneye inecek ve hiç kimse onları durduramayacak" dedi. Emekli amiral, bölge için felaket senaryosu tarif etmeyi sürdürerek Türk kuvvetlerinin önünde engel tanımayacağını öne sürdü: "Suriye bizi durduramaz, Lübnan da engel olamaz, İsrail'i basitçe geçeriz." Sözlerini İsrail ordusuna doğrudan bir tehditle tamamladı: "Türk ordusu ile İsrail ordusu savaş meydanında karşı karşıya gelirse, Türk ordusu İsrail ordusunu bir böcek gibi ezer. Bundan hiç şüphem yok, hiç kimsenin de şüphesi olmayacak. Onları böcekler gibi ezeriz."
Bağlam
Cihat Yaycı, Türk Deniz Kuvvetleri'nde emekli amiral rütbesiyle görev yapmış, "Mavi Vatan" deniz yetki alanı doktrininin mimarlarından biri olarak tanınan bir savunma ve güvenlik yorumcusu. Gazze savaşından bu yana düzenli olarak Türk medyasına İsrail'in bölgesel hedefleri konusunda uyarılarda bulunuyor ve kendisi hâlihazırda bir kamu görevi yürütmüyor; sözleri Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin resmî pozisyonunu yansıtmıyor. GZT ve diğer Türk medya kuruluşlarında yer alan önceki açıklamalarında da İsrail'in Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve Türkiye'nin savunma sanayisini hedef aldığı iddialarını, ayrıca İsrail ordusunun Tevrat'ta anılan bir savaş taktiğini uyguladığı yorumunu dile getirmişti.
İran basınının bu röportajı aktarması, Tahran'ın Türkiye-İsrail geriliminin kendi savaş anlatısını güçlendiren bir unsur olarak sunmak istediğini gösteriyor; İran medyası son haftalarda İstanbul'da düzenlenen ve Türkiye'nin de savaşın büyümesine karşı çıktığı dışişleri bakanları zirvesini de benzer bir çerçeveyle işlemişti (ilgili haber). Ancak röportajın İngilizce basında bağımsız bir doğrulaması bulunmadığından ve aynı iddiayı aktaran ikinci bir Farsça kaynak da görülmediğinden, bu sözler tek bir emekli subayın kişisel değerlendirmesi olarak okunmalı, Türkiye Silahlı Kuvvetleri'nin veya Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin resmî bir duruşu olarak değil. Yaycı'nın "30 milyon asker" ifadesi de resmî bir seferberlik planına değil, kendi stratejik değerlendirmesine dayanıyor.


